Zikir, Kelime-i Tevhid

İLÂHE İLLALAH MUCİZESİ

مَنْ قالَ مُخلِصاً لآإلهَ إلاّالله دَخلَ الجنّة ، مَنْ كانَ أخِرُ كَلامِهِ لآإلَهَ إلاّ اللّهُ دَخلَ الجَنّة

Lâ ilâhe illal­lah, Kelıme-i Tevhi­dinin anlamı; ‘’Allah’tan baş­ka tapıla­cak kimse yok­tur’’ anlamın­dadır. İslam dininin temel kural­ların­dan biri­sidir. La ila­he illal­lah Muhammedün Rasulül­lah demeyen (dil ile ikrar kalp ile tas­dik etmeyen ) kimse Müs­lü­man ola­maz. Lâ ilâhe illal­lah kelimei tevhi­di­ni Muhammedün Rasulül­lah kelime­si tamam­lar. İkisi berab­erdir. Hz Muhammed allahın kulu ve rasulüdür, (elçi­sidir) anlamın­dadır.

Kelime-i Tevhîd kalp­lerin pasını siler ve nur­landırır. Kelimei Tevhîd ile Allah’ı zikir ve Allahı zikir ile de kalp­lerin huzur ve rahatı hakkın­da birçok ayetler ve hadisler mev­cut­tur.

♥ “Allah-u Teala buyu­ruy­or: LA ÝLAHE ÝLLALLAH ben­im kalemdir. Bu kale­den içeri giren kiþi ben­im azabým­dan emin olur.

♥ “Allah’ı çok­ca zikre­den erkek­ler ve Allah’ı çok­ca zikre­den kadın­lar; Allah bun­lar için bir bağışla­ma ve büyük bir ecir hazır­lamıştır.” (Ahz­ab Sure­si — 35)

♥ ‘Dikkat edin, Kalpler ancak Allah’zikretmekle tat­min olur’ (Rad sure­si 28)

Müs­lü­manın her fır­sat­ta söyleme­si gereken Kelime-i tevhidin fazileti, sev­abı bereketi çok­tur. Yine Hadis-i şer­i­flerde buyu­ru­luy­or ki:

♥ (La ila­he illal­lah diyen bela ve sıkın­tılar­dan kur­tu­lur.) [Bez­zar]

♥ Allah katın­da amel­lerin en kıymetlisi ‘Lâ ilâhe illal­lah’ demek­tir.

♥ Allah’ı zikret­menin en faziletlisi ‘Lâ ilâhe illal­lah’ demek­tir.

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah demek dok­san dokuz belayı önler, bun­ların en hafi­fi de üzerinizde­ki sıkın­tının kalk­masıdır.

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’ diyen kim­seyi işlediği günahlar­dan dolayı kafir diye suçla­mayın. ‘Lâ ilâhe illal­lah’ diyen kim­s­eye kafir diyenin ken­disi kafir olur.

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’‘ diyen kimse bela ve sıkın­tıların­dan kur­tu­lur.

♥ ‘Kıyamet günü ben­im şefaa­tim­le en ziyade saadete ere­cek olan kimse ihlasla (sami­mi olarak – için­den gel­erek ) Lâ ilâhe ilal­lah diyen kimsedir.

♥ ‘Ben­im ve diğer Peygam­ber­lerin zikret­tiği en üstün kelime, ‘Lâ ilâhe illal­lah’ sözüdür.

♥ La ila­he illallah’ı çok söyley­erek imanınızı taze­leyin! [Taberani]

♥ (Günde yüz defa La ila­he illAl­lah diyenin yüzü kıyamette dol­u­nay gibi par­lar.) [Taberani]

♥ ” Cen­abı Hak (C.C.) şöyle buyu­ruy­or: Ýzze­tim, Celal­im ve Rah­me­tim hakký için “Lâ ilâhe illalah” Diyen kim­seyi ateþe koy­may­a­caðým.”

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’ diyen kim­s­enin günahları silinir ve yer­ine o kadar da sevap yazılır.’

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’ kelime­si cen­netin anahtarıdır.

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’ diyen kimse sözünde sadık ise (sami­mi ve halis bir kalp ile söylerse) bütün günahları affedilir.

♥ Ölüm halin­de­ki kim­s­eye ‘Lâ ilâhe illal­lah’ söylemesi­ni tavsiye edi­niz ve onları Cen­netle müjde­leyiniz. Şey­tanın insana en yakın olduğu vak­it bu andır.

♥ Ağır has­tayı ‘Lâ ilâhe illal­lah’ dem­eye zor­la­mayın, sadece telkin edin.(kendiniz tekrar­layın, umu­lur ki ölüm anın­da­ki has­ta­da tekrar eder. )

♥ Son sözü ‘Lâ ilâhe illal­lah’ olan kimse, ruhunu kolay tes­lim eder ve ‘Lâ ilâhe illal­lah’‘ kelime­si kıyamet günü onun karşısı­na bir nur olarak gelir.

♥ ‘Lâ ilâhe illal­lah’‘ zikri, derin bir ihlas ve samîmiyet ister. ‘Kırk gün ihlas ve samimiyetle ibadet eden kim­s­enin kalbinden diline hik­met pınarı akmaya başlar.’

♥ Kelime-i Tevhîdin hat­mi 70.000 dir. Yet­miş bini tamam­la­maya hat­mi tehlil denir. Ne niyetle yet­miş bine tamam­lanır­sa Yüce Mevla ica­bet eder.

İbret Dolu Bir Öykü:

♥ Bir gün İslam dünyasının en büyük kutu­pların­dan (Kut­bül-ârifîn­den olan) Muhyit­tîn-i Arabî Hazret­leri kabris­tan ziyaretinde bulun­duğu sıra­da küçük bir çocuğun bir mezarın üzer­ine kapanıp hüngür hüngür ağladığını görür. Allah dos­tu büyük evliya Muhitîni Arabî Hazret­leri o çocuğun neden ağladığını bildiği halde yinede ona ağla­masının sebe­bi­ni sorar. Çocuk ‘ bu mezar­da annem yatıy­or ve bura­da ona azap ediy­or­lar büyük işkence görüy­or’ der. Bunun üzer­ine Muhyit­tîni Arabî Hz.leri Yarab­bi, ‘Bu mezar­da Cehen­nem ateşi var. Hadîsi Şerifte’Kendisi için veya bir baş­ka Müs­lü­man için yet­miş bin kelime-i tevhit okuyanın günahları affol­unur’ buyu­ru­luy­or. Yet­miş bin Kelime-i Tevhid oku­muş­tum ve sev­abını kim­s­eye bağışla­mamıştım, bu kadının günahlarının affı için bağışlıy­o­rum’ dedik­ten son­ra, o ağlayan fer­yad eden çocuk bir­d­en sev­inç ve neş­eye boğu­lur ve koşarak gelir Muhyit­tînin Arabî Hazret­leri­ni boy­nuna sarılarak anne­mi affet­til­er’ der. Bunun üzer­ine İbni Arabî Hazret­leride Allah’a şükür­ler olsun, bu gühahkar kadın Kelime-i Tehlil (Tevhid) sayesinde günah­tan ve büyük azap­tan kur­tul­du der.

İhlas;

Kelime-i Tevhi­di ihlasla zikre­den kimse kısa zaman­da kelime-i tevhidin meyvesi­ni topla­maya başlar. Yal­nız zikirde ihlas çok önem­lidir. İhlas riyakar­lığın zıd­dıdır. Allah ayeti ker­imel­erde ve hadisi şer­i­flerde;

İhlasla ibadet edin. Allah ancak ihlasla yapılan ibadet­leri (amel­leri) kab­ul eder’ ‘ihlasla yapılan az amel (az bile olsa) kıyamet günü sana yetişir (seni bulur.) buyu­ru­luy­or.

İbadet­leri­ni ihlasla yapan­lara müjdel­er olsun. Onlar hidayet yıldı­zlarıdır. Fit­nelerin karan­lık­larını yok eder­ler.’

İhlasla yapılan zikir ve ibader­ler; kişide bulu­nan nef­si emareyi (nef­sinin arzu ve istek­ler­ine ken­disi­ni kap­tır­mış kim­sel­erde­ki hay­vani nef­si) yok eder ve insanı ulviyet mer­tebe­sine yük­seltir. Böylece kalbinde­ki şehevâni duygu­lar yavaş yavaş sön­m­eye başlar ve dili Allah’ı zikred­erken kalbide şey­tanî şeyler­le meşgul olmaz. Özü ve sözü bir olur. Fikri ne ise zikri de öyledir. Yani sadece kuru kuruya Lâ ilâhe illal­lah kelimesi­ni tekrar­la­mak yeter­li değildir. Önem­li bir husus­ta Kelime-i Tevhitte Allahı zikred­erken onun Rasûlü’nü de şüph­e­siz tastik ediy­oruz. Nitekim Allahu Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de: “Rasûlul­lah size ne getirdiyse onu alınız, kab­ul edi­niz. Size neyi de yasak­lıy­or­sa, onu yap­mak­tan vazgeçiniz” buyur­mak­tadır. (el-Haşr, 59/7)

Hal böyle olun­ca da Lâ ilâhe illal­lah kelimesinin ifade ettiği man­ayı hay­atının her sahasın­da yaşa­malı ve ayet ve hadis­lerin man­tığın­ca, iyil­iği emredip kötülük­ler­dende hay­atının her anın­da sakınıl­malıdır. (‘emri bir ma’rûf ve nehyi anil münker’)

Yüce Allah (c.c.), Kur’ân-ı Kerîm’de ihlas ve tevhid­den uza­k­laşıp nef­si emmare ile hareket eden kim­sel­er için: “And olsun ki, cin ve insan­ların çoğu cehen­nem­lik­tir. Onların kalp­leri vardır ki fehm ede­me­zler (anlaya­ma­zlar) ve onların göz­leri vardır, ama gerçeği göre­me­zler ve onların kulak­ları vardır, gerçeği anlayıp (din­leyip) idrâk ede­me­zler. İşte onlar aşağılık­tır. Bel­ki de onlar, hay­van­dan daha aşağı mer­tebe­dedirler. Onlar gaflet uykusun­dadır­lar” buyu­rur. (Araf Sure­si Ayet 179)

Bunu, bir de Şeyhü’l Ekber Muhyid­dîn-i Arabî Hazretleri’nin şu güzel ve zen­gin söz­leriyle açık­lay­alım:

Evvel tevhîd ile mürşid ilmin­den
Kur­tu­lasın emmârenin elin­den
Hemen dur­ma tevhîd getir dilin­den
Erişir canı­na feyz-i Hûda’nın

Sabır;

Yap­tığımız zikirde sabır çok önem­lidir. Zikir çek­tik­ten bir müd­det son­ra bir sıkın­tı ile karşılaştığımız­da zikir bize fay­da ver­me­di diye düşün­memeliy­iz. Zikri Allahı sevip ona bağlılığımızın bir ifade­si olarak düşün­meli ve Eyüp A.S’ın sabrını kendimize şiar edin­meliy­iz. (Eyüp peygam­berin vücud­unu kurt­lar isti­la etmişler­di de Eyüp A.S hep bu Yüce Mevla’mın bir imti­hanıdır deyip sabır­la ibade­tine devam etmişti. Tâki kurt­lar­dan birisi kalbine yak­laşın­ca Allah’ü Teâlâ Eyüp A.S’a Yâ Eyüp şikayetçimisin diye sorun­ca; Yarab­bi şikayetçi değil­im ama bir kurt kalbime yak­laştı. Eğer o kurt kalbi­mi parçalarsa ben nasıl sana ibadet ede­bilir­im. Nasıl senin­le (mana âminde) muhab­bet ede­bilir­im? bu durum­dan endişe duyuy­o­rum’ demişti.)

Temizlik;

Mesela; bir devlet büyüğünü evimize dav­et ede­ceğimiz zaman evimizi güzelce pırıl pırıl tem­i­zler, çeki düzen ver­i­riz. Öyleyse Yüce Mevlayı’da zikir­le dav­et ediy­or­sak; önce kalbimizi, beyn­i­mizi manevi kir­ler­den tem­i­zledik­ten son­ra beden­i­mizi ve bulun­duğu­muz mekanı da tertem­iz tut­malıyız. Çünkü biliy­oruz ki Yüce Mevlâ ihti­ra­ma bir devlet büyüğün­den çok daha fazla layık­tır.

Çeşitli konu­lar­da daha detaylı bil­giler için ‘GİZLİ SIRLARIN KEŞFİ / Papaz büyüsü ve kara büyüye son! adlı kitabımıza bakınız…