Nazar  

 

 


  Üzerinizde Nazar Varmı?     

      Bazı insanların inanmamalarına rağmen birçoklarının yakinen inandıkları hatta bizzat yaşadıkları bir baş belası da NAZAR dır. Bir çok insan bana bizzat nazar değmesine karşı gelip nazarla ilgili ızdırablarını, yaşadıklarını, rahatsızlıklarının nazardan olduğunu anlayamayıp doktor doktor gezdiklerini ve hiçbir çare bulamadıklarını anlatır ve dua yazdırırlar. Hatta daha o kimselerin üzerlerine nazar ayetlerini okumaya başlar başlamaz hemen rahatlama hissettiklerini üzerlerinden büyük bir ağırlığın kalktığını söylerler...

      Nazar yani göz değmesi inancı sadece Müslüman çevrelerde değil dünyanın her milletinde vardır.. Nazar konusu bugüne kadar tam anlamıyla doyurucu bir şekilde açıklığa kavuşturulamamasına rağmen bazı bilim adamlarının şöyle pozitif bir tespiti vardır; İnsanın gözünde şuâlar (ışınlar) vardır. Bu kızıl ötesi yada morötesi diye adlandırılan şuâlar insanin bakışlarını bir kişi veya bir eşya üzerinde yoğunlaştırmaları halinde o kişi yada eşyayı telefe uğratırlar diye açıklama yapmışlardır. işte bu ışınlar insan bünyesini halsizleştirir bitkin kılar hiç bir şeyden zevk almayacak hale getirir hatta aşırı etkisi halinde ölüme kadar götürebilmektedir. İşte bu ızdırabın tek çaresi Allah'ın Kitabi Kuran ve dualardır. Renkli gözlülerin nazarları diğer insanlara nazaran daha da etkilidir. Peygamber Efendimiz bu konuda 'Renkli gözlü insanlardan sakininiz' buyurmaktadır. Hepimiz hayatta az veya çok nazar olayıyla az çok karşılaşmışızdır. Meselâ, gayet sağlıklı iken birden bire rahatsızlandığımız, durup dururken çok değerli bir eşyamızın elimizden düşüp kırıldığı, yeni bir arabamızın yada marinamızın birden bire çalışmayıp bozulduğu, yolunda giden bir işimizin anında tersine döndüğü, zaman zaman hepimizde olmuştur.

      Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde ' Nazar Deveyi kazana, İnsanı mezara koyar' buyurmaktadır. Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (SAV) "Hasetten sakinin, çünkü ateşin odunu ye yaktığı gibi, hasette sevapları yer bitirir" buyurmuştur Ibn-i Abbas'tan rivayet edildiğine göre Peygamber (SAV) "Eğer kaderi geçecek bir şey olsaydı, nazar olurdu. Eğer nazar olduğunuzu anlarsanız gusül ediniz" (boy abdesti alınız) dedi. Hazreti Ayşe'den rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (SAV) "Nazardan Allah'a sığınırım. Muhakkak nazar (göz değmesi) haktir" buyurmuştur. Cabir (RA) 'den rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (SAV) "Nazar insani kabre, deveyi kazana sokar, Allah'ın kaza ve kaderinden sonra, ümmetimden ölenlerin ekserisi nazardandır" buyurdu. Yusuf Suresi Ayet : 67,

          "Yakup Aleyhisselam, oğullarına -Ey evlatlarım, Mısır'a yani şehire girerken, bir kapıdan girmeyiniz, farklı kapılardan girin dedi." Hz. Yakup (AS) evlatlarına, şehre girerken muhtelif kapılardan girmelerini emretmesi, onlara göz değmesinin vereceği zarar ve kedere uğramalarından korktuğu içindir. Nisa Suresi Ayet : 54, "Onlar Allah'ın lütfundan, ihsanından, rahmetinden, mülkünden ve hazinesinden, insanlara verdiği nimetler için, insanlara haset mi ediyorlar" Yine Kuranda kalem suresinin 51. ayetinde Yüce Mevlâ nazar konusunda söyle buyurmaktadır; ''Doğrusu inkar edenler Kur'an-ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleriyle seni yere sereceklerdi. Hâlâ da (senin için) mutlaka o delidir diyorlar. Halbuki, sen alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygambersin. "

          Büyük Alim Fahrettin Razi Hazretler'nden rivayet edildiğine göre, Beni Esved kabilesinden göz değmesi ile meşhur olan kişileri Hz. Resulüllah'a gönderip, baktırırlardı. Söz konusu ayetler bu hususta nazil olmuştur. İşte belâgat ve fesâhat yönüyle essiz bir mucize olan Kuran indiği zaman kafirler hayretler içinde kalmışlar ve Peygamber Efendimizi kıskanıp ona olan kinlerinden dolayı o çirkin ve nefret dolu bakışlarını Rasulüllaha dikmişler ve onu nazarlarıyla öldürüp yok etmeye çalışmışlardır. İşte bu vahim olay üzerine kurandaki bu nazar ayeti inmiştir.

          İşte nazardan korunmanın en kestirme yolu nazar ayetlerini her gün okumaya devam etmektir. Okuyamadığınız takdirde bizleri arayınız ve biz size şerefli bir saatte bu ayetleri miskianberle yazalım üzerinizde taşıyın ve bizlere de duacı olun! Gerekli duaları yüce Mevla'mızın rızasını göz önünde bulundurarak hazırlıyoruz. Çükü böyle konularda önce Allah'ın rızası, sonra el emeği göz nuru gelir..* *

 

Değerli ziyaretçilerimiz, siparişlerinizi telefon açarak bize bildirebilirsiniz!

Bize ulaşabileceğiniz Telefon numaralarımız:
Almanya içinden arayanlar için:    
Tel: 0176,20 01 53 08
Almanya
dışından ve Türkiye'den arayanlar için:
Tel:0049,176,20 01 53 08
E-Mail: infoilim@web.de

 

Ana Sayfa