Havas ilmi nedir?

HAVAS İLMİ NEDİR?

Eser­im­ize ‘Seçme Dualar ve Havas İlmi’ ismi­ni ver­mem­izin sebe­bi, bu ilime mer­ak­lı ve gönül ver­miş kişi­lerin git­tikçe art­masıdır. Ay­rıca bu eser­im­iz­den de hayır yol­da isti­fade etmele­rini temin etmek ve hayır dualarını almak­tır.

Havas kelime­si, Ara­pça­da iki ayrı kelime ile yazılır ve tama­men bir­birinden fark­lı okunur ve fark­lı man­alara gelir.

1- Havas (hav­vass); Hı (خ) Nok­talıdır.

Havas kelime­si tek v yani vav harfinin şed­deli veya şed­de­siz olması anlam açısın­dan far­ket­mez.
Kelime anlamı: Has­salar, Key­fiyetler, Husus­lar,
Dînî anlamı: Din­dar­lık ve doğru­luğu ile, İlmiyle amil olup maneviy­at mer­tebesinde yük­selmek­le mak­bul ve mute­ber olan zat­lardır. Zengin­ler sınıfı — Kur’ân’î ve manevi sır­lara ve husus­lara vakıf bulu­nan, ilim, ibadet, taat ve tak­va yol­un­da yüksele­rek müm­taz olan Evliyaullah / Kalp gözü açık olan maneviy­at ehli / Herkesin hürmet ettiği büyük zât­lar’ anlam­ları­na gelmek­te­dir.

el-Havs: (الخوص) olarak el-(takısı/artıkeli) ile telaf­fuz ettiğimizde ise isim olarak kul­lan­mış olu­ruz ki; buda hur­ma yaprağı yada Hindis­tan cevizi anlam­ları­na gelir.

Ara­pça­da bir kelime bir­d­en çok anlam­lara gelebildiğin­den; hav­vas kelimesinin kökünü (خَوَّصَ، يتخَوِّصُ، تَخْوِصًا، خَوَّاصُ، ج خَوَّاصُونَ) Hav­vas kelimesi­ni kökünü çift vav ile aldığımız­da hur­ma yaprağı ve hur­ma satıcısı anlam­ları­na­da gelmek­te­dir. Buda biz­im kon­u­muzun dışın­dadır.

2- Havas; Ha (ح) Nok­tasızdır.

Hisler ve duygu­lar. Duyu organ­larımı­zla algıladı­ğımız şeyler anlamın­dadır. Biz­im kitabımı­zın konusu bir­in­ci bölümü kap­samak­tadır. Bu se­bepten bu bölüm üzerinde uzun uzadıya dur­may­a­cağız.

Havas ilminin kay­nağı Sahabei kiram­lara ve Ta­biin dönem­ler­ine kadar uzan­mak­tadır. Hz Ali (k.v), Muhittin’i Arabî, İmam Gaza­lî, ibnil Hac Tilmisânî Mağribî, Ahmed el-Bûnî, Seyyid Muhammed Hakkı Nazilî, İmam Yâfî, Hüseyin Şazelî Hz’leri gibi büyük Meşay­ih­lere dayan­mak­tadır. Bu gibi mübarek kim­sel­er bu konu­da birçok fay­dalı eser­ler ver­mişlerdir. Daha son­raları ise onları örnek alan ehlisün­net vel cemaat­tan birçok kim­sel­er bu ilme gönül ver­mişler ve maneviy­at­ta mesafe kat etmişlerdir.

Fakat o mübarek zat­lar bu nurlu ilmi para ve sömürü aleti olarak kul­lan­mamışlar bilakis insan­lığın fay­da ve men­faatı doğrul­tusun­da yardım­cı olmaya gayret etmişlerdir. Bu ilmi kötüye kul­lan­mak ise, ehlül­lâhın mesleği­ni basite almak hat­ta hakaret etmek olur. Çünkü halef ve selef Ule­masın­dan bu ilim­le amel eden kim­sel­er, bütün söz ve fiil­lerinde İslam’ın emir ve yasak­ları doğrul­tusun­da hareket eden, Rasûlüllâh’ın sün­neti seniyye­sine sım­sıkı bağlı kalan, Allah katın­da da ilim, irfan sahibi, tak­va ehli (mut­ta­ki) kim­sel­erdir. Aynı zaman­da Hadis, Kelam, Tef­sir, Akâid, Felsefe vb birçok dal­da branş, bil­gi ve maharet sahipleri­dir. Biz âcizanelerin hayır yol­da isti­fade etmem­iz dileğiyle de havas konusun­da paha biçilmez eser­ler kaleme almışlardır.[1]

Havas ilmi vehbî (Allah tarafın­dan hîbe edi­len, tak­va ehli kim­selerin kalp­ler­ine doğan) bir ilim değil, kes­bî (çalışıp çabala­mak­la, gayret sarf etmek­le kazanıla­bile­cek) bir ilimdir. Zat­en birçok Vehbî ilim sahip­leri aynı zaman­da havas ilmi­ni bilmek­te fakat ihtiyaç duy­ma­mak­tadır­lar.

Bu ilim normalde bir büyücülük ilmi değil bir tak­va ilmidir. Tak­va yönün­den üstün (mer­tebe­si Allah’a yakın) olan kimse bu ilimde başarılı olur ve ilerleye­bilir.

Havas ilminde başarılı olmanın yolu;

1- Tak­va; Baş­tan beri hep tak­vadan bah­set­tik. Çünkü bu ilmin esası, temeli tak­va üzer­ine kurul­muş­tur. İhlâs, irade ve hak­ka tes­limiyet bi­rinci sıra­da gelmek­te­dir. Mad­diy­atı amaç değil araç olarak görmek, para, mal, mülk, servet ve mad­diy­a­ta aşırı mey­il­li olma­mak gerekir. Mad­diy­a­ta dalan ve tak­va ehli olmayan­lar sonun­da şey­tanın maskarası olmuşlardır.

2- Yalan, dolan, gıy­bet ve kötü sözler­den mümkün mer­tebe uzak dur­mak! Bol bol tövbe

istiğ­far­da bulun­mak. Mağ­firet dile­mek.

3- Baş­ta farz ibadetler olmak üzere, mümkün mer­tebe nafile ibadetlere, kuşluk, tehec­cüt ve ha­cet nama­zlarını artır­maya, boş zaman­lar­da Rasûlüllâh’a selatü selam getirm­eye, kelimeyi tevhi­di zikret­m­eye gayret etmek.

4- Mümkün mer­tebe Ayet, dua, rûhâniyet vefk vb konu­lar­da çalış­ma yapıldığın­da riyazet / melekût âlem­i­nin yardımın­dan isti­fade ede­bilmek için (can­lı ve can­lı­dan çıkan şeyler­den, soğan ve sarım­sak gibi kötü koku­lu gıdaları yememek) gibi yap­mamız gereken tavsiyelere mut­la­ka riayet etmek.

5- Manevi sır­lara ve husus­lara vakıf olmak isteyen kimse, zamanının çoğunu, oruçla, Kuran­la, zikir, tasad­duk ve iyi ameller­le geçirmeli… İşte böyle hareket eden kim­sel­er dua ettik­lerinde sema­daki melek­ler, mümin olan rûhânîler (ervahlar) Allah dost­ları ve bütün ulvi var­lık­lar o kimsele­rin duaları­na işti­rak eder­ler. Böylece niyet ve mak­sat­ları­na da daha kolay ve daha çabuk ulaşır­lar.

Bu dal­da en çok eser yazan iki kişi­den birisi İmam Gaza­lî Hz’leri ve diğeri ise Muhittin’i Arabî Hz’dir. Bu zat­lar aynı zaman­da hem Vehbî ve hem de kes­bî ilim sahip­leridir. Havas dünyasının güneşi ve pır­lan­tası mesabesindedirler. İnsan­lığa tevdî ettik­leri eşsiz eser­lerinin birçoğunu ne var ki bazı men­faat sim­sar­ları ken­di emel­ler­ine alet etme ve tak­l­it­leri­ni piyasaya sürme yol­unu ter­cih etmişlerdir.

Biz­leri arayan ve bu işe aşinâ olan bazı muhterem­ler emel ve tale­p­lerinde başarılı ola­madık­ların­dan dert yan­mak­tadır­lar. Başarıya ulaşa­ma­mak­ta bir­in­ci etken; gerçek / haki­ki bil­giye / mürşide ulaşa­mamış veya kulak­tan dol­ma bil­giler­le ya da aslı bozul­muş ve men­faat için piyasaya sürülmüş kita­plar­la zaman har­camış olmaların­dan kay­naklandığı­na inanıy­o­rum.

İnşal­lah havas ilminde aradığını bula­mayan / başarılı ola­mayan kim­selerin bu eser­im­iz­den gereğince isti­fade ede­bile­cek­leri­ni umuy­o­rum.

Kay­nak: Havas Hazi­ne­si ve Sır­lar İlmi / Mustafa Yiğit