Can Sevgili

CAN SEVGİLİ

Sevgiliye…

Ey biri­cik can sevgili

Öksüz ve yetim başladın bu ölüm­süz yola

Zul­met zul­met yağıy­or­du cahiliyyenin nefe­si

Abdul­mut­tal­ip vardı ve Ebu Tal­ip Kırıldı bu kanat­ların­da son­ra Git­tikçe büyüyen bir hüzün kapladı o asil ruhunu

Ama biliy­oruz ki seni çok sev­en

Ve hep seni koruyan Allah vardı

O kadar şirin­di ki şemâil’in

Seni görüp aşık olma­mak ne mümkün

Ne mut­lu o’na ki erdi mut­lu­luğa bir Hat­ice idi

Nebi ocağın­da açtı ebe­di sol­maz bir gül gibi Kasım,Zeynep, Rukiye, Ümmü Gül­süm, Fatı­ma Ve Abdul­lah

Şerif oldu­lar ve Şer­ife Seyyid oldu­lar ve Seyyide taç­landı hep soyun

Henüz üç yaşın­da idi İbrahim

Defninde o mübarek göz­lerinden yaşlar aktı “göz yaş dök­er ve kalp hüzün­lenir “buyur­dun ve canın kadar sevdiğin biri­cik yur­dun Ayrılarak düştü kol­ların­dan Kop­tu asil ruhun­da bir vavey­la Yanın­da o sadık dost­tun İkinin ikin­cisi olan”

Bir­lik­te hep gör­erek o ilahi mucize’leri Nihâyetinde nur­landı ol Medine o nur bedenin­le Ve kanat­lanıp arşa yük­sel­di zaman Ulaş­mak için izzete; terk etti tüm dost­ların Anayı,babayı, dost­ları ve can diyarı Çağlara mesaj başladı nef­sin­den Ümmiy­din evet ümmiy­din ama sana gel­di vahy Artık en büyük mual­lim sendin ve En büyük müjde­ci Çünkü sen artık peygam­berdin Mer­hamet ve şefkatin tohu­mu sende yeşer­di Sana karşı gelmek bir lahza itaat­si­z­lik En büyük günah ve en büyük felaket­ti Ve sana tabi olmak defalar­ca cen­net­ti Beşerdin ama biz biliy­or ve inanıy­oruz ki peygam­berdin

Sözün ilahi ilham­dan bir nefha idi”

Hep ve bit­meyen bir rah­met

Savaşın önderi idi bedenin ve barışın

Şahit­ti buna Bedir, Uhud, Huneyn, Tebük Ve Ben-i Kaynu­ka Ve hük­mü ilahi olan bir devlet başkanıy­dın Valil­er atayan elçil­er tayin eden ve hep hakkın yanın­da Mübarek mek­tu­plar yazarak dav­et ettin İslam’a Kendin dik­tin otu­rup yamalarını

Hep sen ülfet ettin Şefkat­ti var­lığın O kadar müte­vazı idin ki

Utancın­dan Müs­lü­man olur­du en şed­it kafir­ler

Ben kuru­tul­muş et yiyen bir annenin çocuğuyum” Buyur­dun bir defasın­da Küba mesci­dinin ve Mescid-i Nebinin şahit­ti taşları buna Açtın evet en çok sen açtın ama taşıdın onları İstişâre edilen bir can­dın Can­lar ötesinde

Ve külfet­siz bir dost­tun Mucize’ler biten ellerinde dilinde ve mübarek bedeninde

Emindin evet Muhammedü’l Emindin

Senin hakem­liğinde çözülürdü en girift bilme­cel­er

Bütün çileleri yaşadın bir alev gibi, dar­aldı ruhun bunaldın

Ama bir kez duy­madı hiç kimse

Ah ettiği­ni dünya adı­na

Bütün sıkın­tılar dolandı bir ateş kemer gibi beline

Şayet arzu etse idin İnecek­ti Ebu KUBEYS müşrik­lerin tepe­sine

Ama hep zor olanı seçtin-affet­tin

Sana yakışan oydu çünkü sen beşeriyete gön­der­ilmiş bir rah­mettin

Davası­na en sadık dost­tun

Ne tehdit ne işkence ne dünya adı­na bir korku

Sana asla ulaş­madı ve asla yıldır­madı seni

Ne servet sahibi olma ne en güzel kız ne hüküm­dar­lık

Nede kabile reis­liği

Kalen­der bir dav­etçi olarak sürdürdün o mübarek hay­atını

Ey Mübel­liği Nebi-Ey Mübel­liği Azam

En ağır ve vebal­li bırakarak bize o yüce emanet­leri

Hem Kuran’ı hem Sün­neti Bir nişaneyi ahlâk üzere yaşadın

Ve yürüyen bir Kuran olarak Hak ve adalet ölçü­leri­ni ruhu­muza sararak

Ebe­di sol­maz bir gül oldun

Açtın ruhu­muz­da Ey biri­cik can sevgili

Bulaşa­cağız -İnşa-Allah Havz-ı Kevser’in hem yanı başın­da..

İbrahim Y.Zarifoğlu


400 civarın­da havas kitabı için bizi arayınız,

Almanya için­den arayan­lar için:

Tel: 0231–2289690 Tel: 0176.2001 53 08

Almanya dışın­dan ve Türkiye’den arayan­lar:

Tel:0049–176-2001 53 08

E-Mail: info­ho­ca @gmail.com